Spor, sinema ve hayatın içinden gerçekten çalışılan pozisyonları gösteren blog...
31 Ocak 2011 Pazartesi
ALIŞILMADIK FENERBAHÇE
En son 2 sene önce oynanan ve 4-1 kazanılan Galatasaray maçında bu denli bir hırs ve istek hatırlıyorum. Fenerbahçe geçen seneki Trabzon maçının hıncı ve intikam alma hissiyle çıktı maça. Tribünler de resmen bunun için gelmişti. Gençler maçında bomboş olan tribünler, bu maçta komple hazır bulundu. Seyirciyi de Galatasaray maçları haricinde bu kadar motive görmek zordur.
Hiç alışık olmadığımız şekilde ileride basan, saldırgan ve istekli bir hücum takımı görüntüsü herkesi şaşırtmıştır.
Maçın başından sonuna kadar hırs ve istek Bünyamin Gezer'in sert oyuna olan müsamahası ile birleşince Trabzonlular organize olmayı bırakın, ayaklarında top bile tutamadılar. Ancak bu sertlik zaman zaman dozunu kaçırdı, hakem de buna seyirci kaldı. Kendince bulduğu çözümlerse sadece kendini komik duruma düşürdü. Bu tarz bir hakemlik anlayışı olmaz, olmamalı. Hele Niang iki Trabzon'lu ile boğuşurken ve galip gelmişken hakemin pozisyonun içine girip dezavantaj sağlaması tam facia.
İlk golde Lugano'nun gayreti bir yana, Egemen'in sakatlanmasıyla Lugano'nun Giray'a kalması ve Glowacki'nin pozisyon alamaması birleşince çok güzel bir gol oldu. 3 senedir her duran top organizasyonun Lugano'nun üzerine yapılmasının elbette ki bir amacı var. Adam topa kilitlendi mi durdurmak neredeyse imkansız.
İkinci golün başlangıcında ise Emre'nin Jaja'ya yaptığı faulün akabinde Glowacki'nin pas hatası ve 7-8 saniye içinde gelen gol herkesi rahatlattı. En başta da Aykut Kocaman'ı.
Hocanın şansı takımı geriye yaslamaya zamanı kalmadı. İkinci gol 4 dakika sonra geldi çünkü.
İkinci yarı ise Fenerbahçe skoru korumaktan başka hiçbirşey yapmadı. İlginç olan ikinci yarıya Alex'i uca, Niang'ı sağa yerleştirerek ve Mehmet Topuz ile orta sahayı üçleyerek başlamaktı. Klasik 4-3-3 sağlandı hem de Alex'le. Trabzon zaten organize olamadı, 10 kişi kalınca dahi Fenerbahçe'nin direnci düşmedi. Zaten sağolsun Glowacki imdada yetişti, bundan sonrası ise kör dövüşü. Trabzon'un pozisyonu yok. Fener'in de goller, hırs ve istek haricinde oyun olarak extra birşey göstermediğini söyleyebilirim. Bir diğer konu ise Alex'in uzun zaman sonra çalımlarla adam eksiltmesi ve o derin paslarından örnekler vermesiydi.
Sonuç olarak Fenerbahçe bu galibiyetle potaya girdi, ama haftaya Manisa'nın beklendiği gibi hevesleri kursaklarda bırakacağından neredeyse eminim. Başka türlüsü sürpriz olur.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder