29 Ocak 2011 Cumartesi

BIUTIFUL

Filmi izlediğimden bu yana en az 7-8 saat oldu ama hala mideme kocaman bir yumruk yemiş gibiyim. Açıkçası filmlerden çok etkilenirim, ve para vererek sinemada izlediğim filmlerin beni etkilemesini isterim ama daralmak ve kötü hissetmeyi pek sevmem. Kim sever ki?
Inarritu'nun diğer filmleri 21 Gram, Babil ve Ameros Perros gibi güzel ama güzel Cumartesinizde içinizi daraltmak istemeyeceğiniz türde bir film olduğunu düşünmeme rağmen yoğun ısrarlarla girdim ama etkisi hala üzerimde. Filmden nasıl depresif bir modda çıkıp, nasıl bir an önce eve gitmek istediğimi anlatamam.

Filme gelecek olusak, afişten de çok net anlaşılacağı üzere bu bir Javier Bardem filmi. Tek başına oynamış, oynatmış. Meksikalı yönetmen Javier Gonzalez Inarritu senaryoyu sadece Bardem için yazmış.
'Eğer kabul etmeseydim, bu film de olmazdı.' diyor Bardem.
Film karısından boşanmış bir adamın iki çocuğunu büyütürken karşılaştığı problemlerin etrafında Barcelona'nın arka sokaklarında Afrikalı göçmenlerin ve Çinli kaçak işçilerin yaşadıkları zorlukları en açık haliyle önünüze getiriyor.
Film boyunca ölümün nasıl kaçınılmaz olduğunu, göçmenlerin nasıl şartlarda yaşamak zorunda olduğunu, satın aldığımız her çakma eşyada aslında kimlere ne zararlar verdiğimizi düşünüp duruyoruz.
İşin en kötü yanı daha Barcelona'ya gitmeden arka sokaklarda neler olduğunu öğrenmek oldu.
Ek olarak güzel film ama Javier Bardem'in çok daha iyi oyunculuklarını gördükten sonra her ne kadar bu rol için 15 kilo vermiş olsa ve çekimler 5-6 ay sürmüş olsa da bu filmde Oscar alması biraz fazla olur bence.
Bir de hala karnım ağrıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder