24 Ocak 2011 Pazartesi

FENERBAHÇE ÜLKER


Neven Spahija'nın takımı geçen senelerde sürekli yaptığı yanlış tercihlerle bizleri kanser eden Bogdan Tanjevic'in aksine ne zaman ne yapacağını bilen bir takım haline geldi. Tabii bunda Ukic'in ve yeni gelen Jasikevicius'un katkıları tartışılmaz. Greer ile olmuyordu, olmaz da. Fenerbahçe Ülker'i hiç bu kadar yardımlaşmalı savunma yapan, hücumda tam bir takım bilinciyle topu paylaşan, her zaman boş adamı bulmaya çalışan bir takım olarak görmemiştim. Yeni gelen oyuncularla ve coach ile birlikte takım resmen sınıf atladı. Bir türlü isteneni veremeyen potansiyelli takım sıfatından, Eurolig ve Türkiye'de şampiyonluğa koşan bir takıma dönüştü Fenerbahçe Ülker.
Hem savunmadaki gayreti, hem de hücumdaki çeşitliliği izlemek çok büyük bir keyif. Herkesin savunma yaparken gösterdiği çaba yüzlerinden okunuyor. Hücumda ise şova kaçmadan, herkes yaratıcılık ile takım bilinci en iyi şekilde sahaya yansıtıyor.
Ukic zamanla takımın gerçek lideri olduğunu ispatladı. Ömer ise bir kaptan nasıl davranması gerekiyorsa, öyle. Jasikevicius'un gelişi ise herkesi heyecanlandıran bir hamle. Ukic'i dinlendirmesi bir yana, aratmıyor bile diyebiliriz. Tomas ise gerektiğinde Ömer'i aratmayan savunması, gerektiğinde geçen seneden kalan skorer kimliğini ön plana çıkarmasıyla sıkışan maçları açan bir kilit gibi. Takımda ileride oluşabilecek tek sıkıntı pota altında. Kaya, Oğuz, Mirsad ve Lavrinoviç ile yeni katılan Sam savunmada ellerinden geleni yapsalar da hücumda zaman zaman tıkanıyolar ve Final Four yolundaki en büyük engel bence bu.
Yürü be Fenerbahçe Ülker, kim tutar seni....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder