13 Şubat 2011 Pazar

GEÇMİŞE DÖNÜŞ


Kazanan takımdan başlayalım. Rakibinin geçtiğimiz hafta gösterdiği performans 0-0’cı Tolunay Hoca’yı onun takımlarının klasik kontrollü oyununu oynamaya itmiş gibi göründü. Maçın hemen başındaki gol ise işlerini tahmininden çok daha erken kolaylaştırdı. Skor avantajının da etkisiyle beklerini tamamen savunma göreviyle tuttular sahada. Hürriyet ve Murat’ın klasik bozucu oyunu, onun yeteneğindekilerin pek sevmediği mücadeleci bir kimlikle sahada kalan Wagner’in katkısı ile birleşince hem ortayı hem de sürekli rakibin bekleriyle geri gelen Popov ve Ismael Sosa sayesinde kenarları kapatmış oldular. Özellikle son 30 dakikayı tamamen savunma amaçlı oynayıp istediklerini alarak maçı tamamladılar. Stoper Danny ve sol bek İvan De Souza sivrilen oyunculardı, diğerleri de en azından görevlerini yaptılar. Kupa maçının yıldızı Cenk ise fazlasıyla yalnız kalsa da maçı kazandıran golün asistini yaparak istatistik tablosuna yine girmeyi başardı.
Galatasaray’da Kewell’ın son dakika sakatlığı Anıl’a forma şansı getirdi. Hagi, Emre Çolak’tan istediğini alamamıştı, Aydın ise başkandan yemişti kesiği. Yekta’yı da bir sebepten oynatmak istemeyince Kazım’ın forvet oynayıp Kewell’ın yerine sağ açık alma ihtimali ortadan kalktı. Baros da hazır olmayınca eldeki tek forvet olan Anıl sahaya çıktı ilk 11’de. Şahsi kanaatim 3 hafta önce maç kazandırıp sonraki maçlarda kulübeyi dolduran oyuncunun bu kadar zor bir maçta, kalburüstü stoperlere karşı oynatılmasının doğru olmadığı yönünde. Kewell’ın sakatlığı ile boşalan yabancı kontenjanı ise değişiklik için bekletilmek yerine haftalardır ciddi anlamda kötü oynayan, bugün de goldeki pozisyon hatasıyla takımın geriye düşmesinde doğrudan katkısı olan Hakan’ın yerine Insua oynatılarak doldurabilirdi.
Çok erken geriye düşünce oyunu bir anda değiştirmedi Galatasaray. Bekleri rakibin beklerinden daha çok oyunun içinde olmaya çalıştı ama takımın kötü olduğu dönemdeki hız problemi yine ortadaydı. Kazım kendini tamamen çizgiye atıp oyunu genişletmeye çalışırken Culio da iyice sola yaklaşarak Stancu ve Hakan ile hücumu yönlendirmeye çalıştı. Anıl iki iyi stoper önünde çok zayıf kalıp Kazım da içeriye kat etmeyince gol Stancu ve Culio’nun şahsi gayretlerine kalmıştı. Sabri ise tartışmasız sahanın en kötüsüydü. Hatta o kadar kötüydü ki, takımda zorunluluktan oynayan Serkan’ı çıkarıp onu sağ beke almayı bile düşünmedi Hagi, Yekta’yı oyuna alırken. Nadiren de olsa, soldan kurulan oyunda Kazım’a atılan uzun toplar da Ivan De Souza’nın iyi gününde olması neticesinde etkisiz kaldı.
İkinci yarıda Gaziantepspor kendini tamamen delikleri kapatmaya adayınca ilk yarıda stoperlere ve Neill’e yaptıkları baskıyı da bıraktılar. Savunmalarına güvenip ikinci golü aramayı neredeyse hiç düşünmediler. Galatasaray adına Baros hamlesinin geleceğine şüphe yoktu ancak bu hamleyi herkesin beklediği şekilde yaptı Hagi. Halbuki skor dezavantajı dikkate alınıp Serkan’ın yerine girmiş olsaydı Baros, rakip sahadaki oyuncu sayısını artırıp golü bulması bu kadar tesadüflere kalmazdı. Yekta girip sol açığa geçince Stancu’nun , Baros’un arkasına geçip serbest oynamaya başlaması Hagi’nin Servet’e top şişirme öncesindeki son kozuydu, ancak bu koz Rumen oyuncunun ortadan kaybolması ile sonuçlandı. Dakikalar ikinci yarı boyunca, pozisyon olmayan FM maçı gibi eriyip gidince maç ev sahibi takımın rahat galibiyetiyle sonuçlandı.
İki takımın da sezonun geriye kalan bölümünde daha agresif olması gerektiğini düşünüyorum. Üst üste kazanılacak maçlar Gaziantepspor’u UEFA kupası potasına sokup sezonu daha heyecanlı hale getirebilir onlar için. Galatasaray’da ise Hagi’nin bu takımın başında kalmaya devam etmesi için skordan ziyade baskın ve hücuma dönük bir oyuna ihtiyacı olduğunu fark etmesi gerekiyor. Bu maça özel kontrollü oyun başlangıcı kabul edilebilirdi ama olmadı. Ligi beşinci bitirme şansının da kalmadığı düşünülürse, takımın önümüzdeki yıl için ışık vermemesi durumunda Rumen Hoca da teknik adam göndermekten hiç çekinmediği açık olan Galatasaray yönetiminin son kurbanı olacaktır.

by Mustafa

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder