7 Ocak 2011 Cuma

COLİN KAZIM GALATASARAY'DA


Colin Kazım geldiği günden bugüne kadar tam olarak neden burada olduğunu anlayamadığım adamların başında gelir. İngiltere'de sadece bir sezon görünüp, Kıbrıs Türk'ü olan annesinin kendisine sağladığı pasaport ve babasının akıllıca oğlunu pazarlamasıyla kendini bir anda Fenerbahçe'de buldu. Tabii bunda Fatih Terim'in payını da yadsıyamayız. Memlekette başka adam yokmuş gibi, özünde forvet olan ve özel durumlar haricinde 4-3-3'ün sağında oynamayan Kazım'ı milli takıma banko çağırmasını ve sağda oynatmasını göz ardı edemeyiz. Bu durum Kazım'a daha da prim yaptırmış, tabii sahibi olduğu Türk pasaportu da transferde etkili olmuştur.

Fenerbahçe'de oynadığı 66 maçta sadece 5 gol, milli takımda oynadığı 28 maçta ise gol bile atamamış bir sağ açık-uzak forvetten bahsediyoruz. Bana göre Kazım, Türkiye'nin en overrated futbolcusudur. 3 senedir tribünden cıplak gözlerle izlediğim Kazım oynadığı yer itibariyle katlanılacak gibi değildir. Verimsiz ve sonuçsuz oyunuyla tribünde izleyenleri çileden çıkardığı gibi gördüğü lüzumsuz kartlarla da ne kadar sorumsuz olduğunu göstermeye çalışmıştır sanki. Özel hayatı ve performasını nasıl etkilediğinden bahsetmiyorum bile. Yaşadığı onca şeyden sonra Fransa'ya gönderilmesi bile kendisinde en ufak bir değişikliğe sebebiyet vermemiştir.

Başka takım taraftarları attığı gösterişli çalımlar ve peşine taktığı adamlarla Kazım'ı gözlerinde büyütseler de, Kazım'ın sonuçsuz oyunu Fenerbahçe taraftarını hiçbir zaman tatmin etmemiştir. Gole yakın olması gereken adam, maalesef bir o kadar uzaktır da.

Aslında yiğidi öldürüp hakkını da yememek lazım. Benim hatırladığım ve gerçek yeri santraforda zorunluluktan oynadığı (Guiza ve Semih sakattı) tek maç olan Galatasay maçında tek başına tüm savunmayı fiziğiyle bezdirmiş, Servet'e karşı bariz bir üstünlük kurmuş ancak yine gol atamamıştı. Maalesef gerçek yerinde izleme şansımız fazla olmadı.

Galatasaray'ın yaptığı transferi ise iki şekilde sorgulamak lazım:
Birincisi karakteri ve oynadığı mevki. Karakterinin değişmeyeceğini peşinen söyleyebiliriz. Bu konuda kontratını çok sert maddeler ve yaptırımlarla dolu olduğunu okudum ama bakıp görmekten başka şansımız yok. Eğer Hagi, Fenerbahçe ve milli takımdaki rolüne benzer bir rolde düşünüyorsa 18'e bile giremeyen iyi bir antrenman oyuncusu olur. İkinci bir Serdar Özkan vakası vukuu bulacak demektir, hepsi o kadar. 
Ancak Baros'un ne olacağının belli olmadığı, Battal'ın ise isteneni veremeyeceği anlaşıldığından Pino ve Kewel'dan daha iyi bir santrafor tercihi olacağı kesindir. En uçta Galatasaray'ın ihtiyaç duyduğu topu tutabilen, arkadaşlarına asist yapabilen, ve fiziğiyle rakip savunmayla boğuşabilecek bir isim olduğunu söyleyebiliriz.

Sonuç olarak genelde beğenmediğin bir oyuncu olan Kazım'ın yeni maceralarını merakla bekliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder